
PAYDOS: 1983’teki Paydos Magazin’den 2025’te PAYDOS.Berlin’e
Berlin’de 1983’te başlayan bir yayın fikri, aradan geçen kırk iki yılın ardından dijital çağda yeniden hayat buluyor. Paydos, kaldığı yerden devam ediyor.
Bir Tarih, Bir Fikir, Bir Israr
AYPA.TV / Ali YILDIRIM – 25 Aralık 2025
Takvimler ilerledi, şehirler değişti, duvarlar yıkıldı, ekranlar çoğaldı. Ama bazı fikirler var ki zaman aşımına uğramıyor. Paydos da onlardan biri.
1983 yılının Ekim ayında Berlin’de yayımlanan Paydos, sadece bir dergi değildi. Federal Almanya’da yaşayan Türklerin sesini, gündemini ve hafızasını bir araya getirme çabasıydı. Magazin, program ve spor başlıkları altında ama esas olarak insanı merkeze alan bir yayındı. Berlin’de Türkçe haftalık bir dergi çıkarmak, o günün koşullarında ciddi bir cesaret işiydi.
1983’ten 2025’e Uzanan Bir Teklif
Bir fikirle başlayan yolculuk, yıllar sonra dijital bir devam kararıyla yeniden şekillendi.
Paydos fikrini 1983 senesi Ocak ayında ortaya atan gazeteci Olcay Başeğmez’e, bu fikri internet ortamında yeniden yaşatmayı 2025 senesi Aralık ayında ben önerdim.
Yeni kuşakların uzun yıllardır Berlin Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı olarak tanıdığı Olcay Başeğmez, bu teklifimi kabul etti. Böylece Paydos, bu kez Paydos.Berlin internet adresinde haftalık bir haber portalı olarak yeniden hayata geçti. Portalın teknik ve editoryal altyapısı tarafımdan oluşturuldu.
Bu bir “nostalji yayını” değil. Bu, yarım kalmış bir sözün devamıdır.
Kısa Süren Bir Dergi, Uzun Süren Bir Etki
Paydos dergisi kısa ömürlüydü ama bıraktığı iz kalıcıydı.
1983 şartlarında Paydos’un ömrü uzun olmadı. Sadece üç sayı yayımlanabildi. Dağıtım, finansman ve dönemin zorlu koşulları bu yayının sürekliliğini engelledi. Ama Paydos’un fikri yaşadı. Hafızada kaldı. Bir referans noktası oldu.
24 Ocak 1993: Bir Gazetecinin Susturulduğu Gün
Türkiye basın tarihinin kara günü, bugün hâlâ bir yol ayrımıdır.
10 yıl sonra, 24 Ocak 1993’te, Uğur Mumcu öldürüldü.
Bir gazeteci değil, bir duruş hedef alındı.
Bilginin, belgenin, ısrarcı soruların bedelini canıyla ödedi.
Bugün hâlâ onun bıraktığı yerden konuşuyorsak, bu bir tesadüf değildir.
25 Aralık 2025: Paydos.Berlin Yayında
Paydos, Uğur Mumcu’nun gazetecilik anlayışı çizgisinde yeni bir yayın hayatına başlıyor.
25 Aralık 2025’te Paydos.Berlin, haftalık bir haber portalı olarak yayına başladı. Çıkış noktası nettir. Bilgiye dayalı, tarafsız, kamunun yararını önceleyen bir gazetecilik.
Bu anlayışı birkaç maddeyle değil, açık bir manifesto ile ifade etmek gerekiyor.
PAYDOS.BERLIN YAYIN İLKELERİ MANİFESTOSU
Paydos.Berlin, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağı gerçeğini temel alır.
Haber, yorumdan ayrılır. Okuyucuya ne düşüneceği değil, ne olduğu anlatılır.
Reklam, yayın çizgisini belirlemez. Yayın çizgisi reklama yön verir.
Güç karşısında eğilen değil, belgeyle konuşan gazetecilik yapılır.
Kimlikler değil, yurttaşlık esas alınır.
Göçmenlik romantize edilmez, gerçekliğiyle ele alınır.
Magazin, içeriksiz eğlence değil, toplumsal hafızanın bir parçasıdır.
Spor, yalnızca skor değil, emek ve adalet meselesidir.
Dijital hız uğruna doğruluktan ödün verilmez.
Paydos.Berlin, okurunu müşteri değil, muhatap kabul eder.
Bu manifesto, bir temenni metni değil. Bir taahhüttür.
Bu yeni Paydos, geçmişine yaslanan ama bugünü hedefleyen bir yayın olacak. Berlin’den başlayıp Avrupa’ya, oradan dünyaya uzanan bir pencere açacak. Haftalık olacak. Türkçe olacak. Net olacak.
Paydos’un Öyküsü (1983)
Aşağıdaki metin, Paydos dergisinin 1983 Ekim ayında yayımlanan ilk sayısında yer alan yazıdır. Hiçbir değişiklik yapılmadan aynen aktarılmıştır.

İlk yorum yapan olun